
6aralık kibindokuz : peşpeşe 5 adet ülker çikolatalı gofreti hüplettim.
7aralık kibindokuz : bir kutu çikolatalı lokum yedim.
8aralık kibindokuz : kimbilir ne yerim.
Ben bu kızların depresyona girince çikolataya saldırma triplerini hep filmlede olur sanırdım. Meğer riil hayattada da oluyormuş ben bugün bunu gördüm (vay be.)
willy wonka bana golden ticket versin gideyim çikolata şelalesine atlayayım böyle öyle bi hevesliyim.
hayırdır inşallah diyor bir sonraki çikolata krizimizde buluşmak dileğiyle huzurlarınızdan ayrılıyor, gidiyorum. ( ..?? )
7 Aralık 2009 Pazartesi
chocolate factory
Yazan Çizen : shine on forever an : 11:08 0 hede
Etiketler: çikolata, willy wonka
5 Aralık 2009 Cumartesi
4 Aralık 2009 Cuma
balon oldum patladım, poşet oldum hor kullanıldım
depresyonik ruh haline girince smiths ve morrisseyden başka birşey dinlemiyorum. ya da playlistte rastgele başlıyo, smiths ya da morrissey yüzünden depresyona giriyorum sonra çıkamıyorum. ama yok bu sefer kendi isteğimle girdim çift tıkladım bütün şarkılara bilerek ve isteyerek. öf ulan! komadayım, bence bu ciddi bişe.
neyse içimizi karartmayalım değilmi. dünki felsefe sınavına dünki olaylardan ötürü çalışamadım(mantıklı.). ama sabah okula giderken yolda okuyayım dedim. ne de olsa felsefe yolda olmaktır diye düşündüm. sonuç? 50den fazla alamam. e ne bekliyodun yani 15. dk iki üniteyi bi göz gezdir. sonra ööyle kağıda bak. hakettim ben ondan bişe demiyorum.
sınav bahsinide kapatalım. buda içimi sıktı. bişe olsada neşem yerine gelse bu ne be. bungee jumping felan yapsak. ekinede diyorum tamam dio ama şartlar işte malum.
şu torrentin indirmeyi tamamladığında çıkarttığı sesi çok seviyorum. hani vakumlu bi kapağı vugk die bi sesle açarsınya aynı o işte. neyse şu filmi izliymde yatim bari.
***
geçen yolda çok pis ayağımı burktum. sonra yağmurdan dolayı elimde şemsiye vardı ama dindiğinden dolayı yağmur, kapalı bi şekilde elimde tutuyordum. neyse hazır ayağımıda burktum şemsiyedende çok güzel baston olur die moda girmiştim. sonra bi tane çilekli topitop aldım. kulağımda da mp3.. bi tek motorskletm eksikti oda olsaydı dişi house m.d. olacaktım. yani bu kadar olur... sonra house vari topallayarak -birazda mecburiyetten tabi çok pis burktum hakikaten- dolmuşa yürüdüm.
ne adam ya. bu herif karakterinde biri çıksa bir dakka durmam nikahı basarım. böylede kesin konuşuyorum. vicodinin olayım gerekli gereksiz kullan beni ey house!!
Yazan Çizen : shine on forever an : 13:38 0 hede
Etiketler: depresyon, felsefe demişken, house m.d., vicodin
29 Kasım 2009 Pazar
başlık yazının genelini kapsamalı. mmm bi dakka şimdi
iki ay gibi bir aradan sonra tekrar merhaba ey blog insanı.
bi haftadan fazla ara ver kimse okumamaya başlıyo blogunu anasını satim.gerçi ben bu blog olayından ilk bir ay hevesimi alıp sonradan çok saçma bulmuştum. ama herzamanki tepkilerim olduundan dolayı bunlar, yazmaya devam ettim arada.
ha şimdi nerden bu konuya geldik.bugün kızlar (ilkyaz ve ekin e selam ederim)blog adreslerini veriyorlarkene "blog vardı dimiiğ yazıyoduk hani" gibi uzaylı tepkileri verdim içimden gene. bakıyorumda taaaaa okul açıldığında yazmışım. ben şu an yazarken sıkıldım bunu okuyana sabır diliyorum bide.
bu prison break ne saçma bir oluşum be. o konuyu bi sinema filminde işleyebilmek varken neden uzun uzadıya dizi yaparki bi insan. neden yani. the shawshank redemption misal. tamam fazla alakası olmayabilir ama. yalanmı lan? katılmıyosanız topsunuz olm.
rezervuar kanişleri diye tiyatro varmış ahaha ya. gitmek isterdim aslında göndermeli felan bi oyunmuki filme acaba. neyse aman.
varya yalandan yazıyorum boşboş, hiç bişey gelmiyor aklıma.
o zaman şöyle yapalım burdan herkese benden lynyrd skynyrd- simple man gelsin. vay efendim bende yokki o şarkı diyenleri şarkının ismini cliklemeye davet ediyorum.
kendimi radyocu gibi hissettim birden. başbaş.
Yazan Çizen : shine on forever an : 08:09 0 hede
Etiketler: blogger, prison break, rezervuar köpekleri, simple man
23 Eylül 2009 Çarşamba
aşama
Bu soru takıldı sabah aklıma. OKS'den beri denemeye girmemiş olan ben, bugün dersanemin ilk sınavına girdim. 3 saat lan. Öldüm bayıldım sıkıldım çözesim gitti. Zaten matematiğin geometri harici olan bölümü öyle zor geldiki 5 soru felan yaptım hep unutmuşum. Bide bi üstlü sayılar sempatizanlığı sezinledim bizim dersanede. O ne lan öyle hiç yapamam onları ben. Böyle gördükçe moralim bozuluyo. Tabi insanın çalışması gerektiğini hatırlaması moral bozucu bir durum.
Kısaca 3 saat beynim sikildi sonra kendimi dışarı attım ve yağmur yağmasına rağmen yavaş adımlarla yürüdüm. Bunu yapmasam kendime gelemiyodum. Hele o "aşağıdakilerde hangisi yukarıdaki parçanın psikolojik açılımını içerir?" gibi bişey var idi, heh dedim burda da açılım. Zaten o anda aklımdan geçen tek şey bu sınavın benim için bitmiş olduğuydu.
***
to be continued...
Okul açıldı evet tabiki devam edecek bu dert yanmalarım. Tüm öss ye iki senesi kalmışlar için geliyor !!.. batsın bu dünya ülennn !1
8 Eylül 2009 Salı
arkadaşlar iyidir. güvercinler kötüdür.
"
+09.09.09
-güzel tarih hadi evlenelim.
+ters çevir 666. hepimiz ölüceeeeez ! sende evlenelim diyosun te alaaam ya
"
Çok sevdiğiniz arkadaşlarınızla uzun süre muhabbeti kesince insan kendini öyle suçlu hissediyorki. Yani küsülecek bişey olmamıştır birbirinize bayılıyorsunuzdur ama öyle bi ayrı yönlere savrulmuşsunuzdur (çok klişe bi deyim oldu ama bunun yerine bişe bulamadım). Sonra uzuun bi aradan sonra o eskiden sıkı fıkı olduğunuz arkadaşınızla konuştuğunuzda konuşacak bişey bulamamak... harbiden sinir bozucu bi durum. Fark ettimde bunu bir değil birçok kişiyle yaşıyorum bu aralar. Acaba bendemi sorun var lan blog.
Evet bu ara herkesede söylüyorum bunu. "Güvercinler..." Evet nefret ediyorum sizden. O sabaha karşıların tüm güzelliğini sikiyorsunuz bunu biliyor muydunuz? (çokda kibar küfrederim) Böyle guukguukguuk garip sesler çıkartıyorsunuz, ardından buda yetmezmiş gibi o sabah sessizliğinde ani kanat çırpışlar ordan oraya gitmeler. Karar verdim sizin olmadığınız bi yere taşınıcam. Bunu yapmadan huzur bulamayacağım. Ne sabahlamanın ne uyumamanın hiçbi estetiğini bırakmıyosunuz. Kahve içmek kitap okumak film izlemek entellektüel takılmak tuvalete giderken bile fular takmak istiyorum belki ben sabaha karşıları. Yani ayıp değilmi sizin yaptığınz. Yaşama sevincimi yediniz bitirdiniz be. Lanet olası hayvanlar. Gereksiz şeyler.Besin zincirinden silinesiceler. Çık dışarı çıkk !!
Yazan Çizen : shine on forever an : 19:54 0 hede
Etiketler: arkadaşlar, güvercinler
31 Ağustos 2009 Pazartesi
dont fuck with my heart sayın incubus.
Look alive dvdsi, alive at red rocks dvdsi ve morning view sessions dvdsi gibi şeylerle incubus'a olan sevgim katlanarak artmaktadır sayın seyirciler. hele o s.c.i.e.n.c.e. albümü, farklı bir incubus ayrı bir güzellik. Diğer albümeri söylemiyorum bile. şaka maka konsere gelselerde gitsek bütün şarkılarıda ezberledim hazırım ahah.
A certain shade of green gibi sert bile sayılabilecek bi şarkıyı nası bi funk havasında yorumlamışlar bayıldımkie..
Incubus Certain Shade of Green Acoustic
***
İnsanlığı yok edecek bir virüs ortaya çıksa ve bunun pahzehiri sadece bende olsa. Bende böyle istedğim bi avuç kişiyi aşılayıp geri kalan herkesi yok etsem. I'm legend'daki gibi bomboş dünyada fantastik bir yaşam sürsek.Bir gün bi uzaylı görürsem ve bana üç dilek dilememi söylerse bu planımı aşamalı olarak üçe bölüp uygulamaya sokmasını isterim.gerçi bana elalemin uzaylısı neden üç dilek hakkım olduğunu söylesin ki. ya da ben neden uzaylı göreyim ki.
14 Ağustos 2009 Cuma
mojo jojooo
Klasik rus romancıların kitaplarındaki ruble geyiğinden dolayı bakkal amcaya bile "şu çikolata kaç ruble amcaaağ" diyesim geliyor. hele tolstoy'un "insan ne ile yaşar" kitabının içindeki öykülerin birinde neredeyse her satırda fiyat vermesi beni benden aldı. hayır sanki gidip o kasabadan toprak alacağım banane be.
It ain't me babe.. ya ne güzel sözleri var o şarkının. hani ne birine aşığım ne biri bana aşık ne ben aşık oldum ne aşkkdjklfjasd bişeler ama bu şarkının sözlerini çok sevdim nedense. neden acaba. neyse müziğin evrensel duygular oluşturabileceğine bağlayalım iyice yüzeyselleşelim ruble bahsinden sonra.
sabah bahçede oynayan çocukların bağırış çığırış hatta yırtınış larıyla uyanmak beni bütün gün sinirli yaptı. kızlardan bi tanesinin sesini ppgirls deki bubbles'a benzetmem bi kaç saniye sonra da kızın"yedim seni moco cocooo" diye haykırması gibi güzel bi ayrıntı olmasaydı gerginlikten saçımı başımı yolup ardından aşağıdaki tüm çocukları katletmeyi planlıyordum.
şu seslendirme işini bende denemek istiyorum çok. farklı çizgifilmlerde seslendirme yapan aynı kişileri bulabilme rekorunu elimde tutarım hemde bu konuda üzerime yoktur. annem bile bi keresinde benim "aa şu şu, şunu şunu da seslendirmiyomuydu" gibi bi söylevimden sonra gözlerini kapatıp sesi dinleyip aa evet felan demişti o an gözlerim dolmuştu ahah. annem yaa. çizgifilm sesi duydukça "aaay başım şişti kapatın şunu" diye haykıran insan.
saat 20.00 den sonra vakit bir türlü geçmiyor. hava kararınca direk supernatural moduna giriyorum. saat bir türlü 01.30 olmuyor yahu. şu filmin dvd sini altyazısını herbişeyini 4 sezonuyla bulabilsem keşke komple. bir iki torrent girişimim oldu bu konuda ama hiç biri %0.01 i geçemedi. hani inse bile altyazıda sıkıntı yaşardım belki, şanslıyımya ben..
neyse gideyim insanlığa faydalı bişeyler yapayım blog yaz yaz ne işe yarıyor değil mi. evet
***
Yazan Çizen : shine on forever an : 12:17 0 hede
Etiketler: bob dylan, powerpuff girls, supernatural, tolstoy
4 Ağustos 2009 Salı
CAPS LOCK
| (18:19) seyma: | ben çıkıyorum. |
|---|---|
| (18:19) Bionic: | PEKALA |
| (18:19) seyma: | sen de doğru mutfağa |
| (18:19) Bionic: | TAMAM |
| (18:19) seyma: | gidince beni çaldır |
| (18:19) Bionic: | PEKALA |
| (18:20) seyma: | ya kızma tamam |
| (18:20) Bionic: | KIZMADIMKİ CAPSI SEVİYORUM AHEY |
| (18:20) seyma: | ya sabır. |
| (18:20) Bionic: | AMEN |
| (18:20) | seyma şu anda Çevrimdışı |
Yazan Çizen : shine on forever an : 08:22 0 hede
Etiketler: caps lock, delirilebilitem
31 Temmuz 2009 Cuma
we live in a very realistic cartoon
Yazan Çizen : shine on forever an : 12:28 0 hede
Etiketler: foster's home for imaginary friends, powerpuff girls, southpark



