THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES

7 Ekim 2008 Salı

Hangimizin Gördüğü Gerçek?

John Nash diye bir adam var bilmem bilirmisiniz?? Kendisi 1928 doğumlu bir nobel ödüllü matematikçidir.  Bazılarınızın "aa biliyorum ben bu adamı A beautiful mind 'da hayatı işlenen şizofrenik herif deeelmi bu??" dediğini duyar gibi oldum. Evet kendisi bu filmle oldukça tanınmıştır. 

Bu zat-ı muhterem kendisine uzaylıların bir sorun verdiğine ve çözmek için onu görevlendirdiğine inanırmış. Yani bizimkine "John sen çok zekisin dehasın yapsan yapsan sen yaparsın bizim işimizi alaasen bi el at" demişler. Yani bu ona inanırmış. Şöyle iğrenç klişe bir cümle kurmak istiyorum: "Dehalıkla delilik arasında ince bir çizgi vardır." 
Peki ya hiç düşündünüzmü ya onlar haklıysa??  Biz normal insanların algılaması sınırlı en nihayetinde. Ya aslında bizim algıladığımız gibi değilse?? Ya John abimiz haklıysa?? Bunu ya uzaylılar gerçekse diye algılamayın tabi. Ya o bizden değişik bazı formları gördüyse diyelim ( daha akla yatar bi tabir). Size benden bir klişe daha" olmak yada olmamak işte bütün mesele bu" puhaha xDD
Şizofreniyi bir kenara bırakıp sinesteziyi ele alalım. Alalım mı? Alalım. Sinestezik kişilerimizde algılar birbirne karışmıştır(yada dünya gerçekten öyle görünüyordur da biz yanlış görüyoruz olamazmı??). Örneğin piyanodan bir do notası duyan sinestezik abimiz "aa ne mavi bir nota" derse ona ne diyosun oolum demeyin. Zira kendisi sinesteziktir. "Bu üçgende baya bi ekşiymiş canım" yahut "Gördüğüm en kırmızı 5 bu" felan derlersede aldırmayın.
Şimdi ben bütün bunların beni ilgilendiren kısmına geliyorum. Evet tool. Nerden çıktı değilmi ahah. Tool'umuzun gülümüzün gitaristi Adam Jones sinestizik imiş( vala bassçı içinde aynı şeyi duydum ama o konuda emin değilim. ingilizcenin gözü çıksın) . Şimdi ben bunu öğrendiğimde şöyle bir tepki verdim: Tabii yaaa o sinestezik olmicakta benmi olucam ahaha. Mesela Maynardcıım watch the weather change.. dediğinde adam ordan şöyle mavili felan birşeyler basıyordurki gökyüzünün o dinginliğini versin. Sinestezi böyle bişeydir abii (nerden biliyosam??) Birde sinestezi hastaları bi şekilde hastalıklarını öğrendiğinde çok şaşırırlarmış. Aaa siz benim gördüümü görmüyomusunuz nası yani hönk oluyorlarmış gerisi malumunuz.. Dediğim gibi belkide dün ya bizim değilde onların algıladığı gibidir..??
Şu uzaylı meselesine gelince. Rosetta Stoned vardır bilmem bileniniz varmı. Maynard şöyle bir kompozisyon oluşturmuştur: Lipan  Conjuring de yerli halkımız (bkz:mormonlar) acayip bi şekilde uzaylıları yada tanrılarını (tam olarak bilemiycem) çağırırlar, seslenirler vs.. Sora o çaardıkları her ne ise gelir iner dünya ya sora bizim şizofrenik dediğimiz arkadaşı bulur. Sen seçilmişsin der sen şunu yapcan bunu yapcan der. Sonra playistimizde Lost keys çalmaya başlar. Bu noktada parçamızın sonlarında bir doktor hemşire diyaloğu geçer. Hemşire der işte doktorcuğum bi sorunumuz var adamın biri geldi tüm değerleri normal ama .. ne bileyim normal değil bu adam ( =P  ) doktorda gider malum şahsın yanına anlat bana yavrucuğum dök içini der. Derken playistimizde rosetta stoned başlar. Evet bu şarkımızın sözleri şizofrenik abimizin uzaylılar geldiğinde öncesinde ve sonrasında he bi birde o esnada ne yaşadığı ile ilgilidir. Bu üçlünün içinde sadece rosetta yı maynardın seslendirmesi benim aklıma "acaba gerçekte o bunu yaşadımı yoksa yoksaaaaaaaaa aman tanrım maynard sen şizofrenmisin oolum" sorusunu getirmedi değil. Ama yok biliyorum ben maynard'ın olayı şizofreni kadar basit değil .
Olurmu yaa tüm bunlar saçmalık. hastalık halüsinasyon pskilojik dengesizlikler vb. derim noktayıda koyarım. oh olsun. Şimdi düşünün bakalım hangimizin gördüğü gerçek???

0 hede: