Ey blog insanı ya hava ne güzel dışarda, utanmasam kendimi denize atacaktım. çok derindi gerçi korkarım ben eheh. bahar geliyor ya seviyorum ilkbaharı. ne de olsa doğum günümüde içine alıyor ahah. yani bahar kendini göstermeye başladıysa doğum günüm yaklaşıyor demektir.
Doğum günümü görmeden öleceğim galiba ben blog. Biraz önce 1. hata binmek suretiyle eve gelmeye çalışırkene kaza atlattık. bir otobüs (tahmin edin kaç no'lu? evet 17) yol kenarında yolcularını almış kalkışa hazırlanıyor idi. derken bizde ona doğru gidiyoruz. bizim şoför amca biraz hızlandı nedense oraya yaklaşırken. bende adamın yanındayım tırstım hız yapınca tabi. hani çarpsak etsek direk benim kafa göz cama giricek hohoho. neyse tam biz otobüsün yanına geliyoruz derken otobüs yola çıkmaya başlıyo. çarpraz bir suretle otobüsün baş kısmı tam olarak yolu kaplamıştı. derken biz az daha çarpraz duran orobüse girmek suretiyle çarpıyorduk. şoför er kişi tabi doğal süreçte bayağı bir frene asıldı. ama nedense frene basıyorum ama nasifle der gibi bi hali vardı ki zaten harbi fren bizi iplemiyodu kafasına göre yavaş yavaşlıyordu (yavaşça yavaşlamak). otobüse 1cm kala durduk lakin ben o şiddetle öne doğru gittim geldim ve geri savrulduğumda otobüsün numarasıyla göz göze geldim. 17...17....17...17...17 evet 17. o numaraya bakış sahnem sanki bir film kesiti gibiydi kendimi bir an için gerilim filmlerinin starı gibi hissettim hahah. filmin adıda the secret of 17 olsa gerek. şu otobüs peşimi bıraksın hiç yapmam dediğim herhangi bişeyi yapıcam söz.bıktım lan 17 numaralı otobüs görmekten. hemde kafamı çevirdiğimde.
inek mode on hadi ben gittim sınava çalışacağım (din)((evet imana geldim))(((karakola, karakol camii dedim geçen)))((((çaktırma))))

0 hede:
Yorum Gönder